Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Maaşlara %11, Hayata %35 Zam: Kamu Emekçisinin Eriyen Alım Gücü

Resim
Her yeni yıl, çalışanlar için umutla beklenen bir "zam ayı" ile başlar. Ancak bu Ocak ayında kamu emekçilerinin karşılaştığı tablo, beklenen baharı değil, kara kışı işaret ediyor. ​KESK ve SES Sendikamız tarafından paylaşılan çarpıcı veriler; maaş bordrosundaki artışın marketteki, kiradaki ve vergideki artışın gölgesinde nasıl ezildiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Rakamlar Yalan Söylemez: Kaşıkla Verip Kepçeyle Alıyorlar! Toplu sözleşme zammı %11... Enflasyon farkı ile bu oran kağıt üzerinde %20'leri bulsa bile gerçek değişmiyor. Çünkü bu zam oranı da Nisan 2026'dan itibaren gelir vergisine takılacak; kaşıkla verilen o cüzi zamlar, vergi dilimi bahanesiyle kepçeyle elimizden geri alınacak. ​Paylaşılan "Ocak Zam Tablosu" durumu en yalın haliyle özetliyor. Kamu emekçisinin maaşına yapılan zam, hayatın gerçek maliyetleri karşısında ne yazık ki sembolik kalıyor. ​Acı tablo yüzümüze çarpıyor: ​Memur Maaş Zammı: %11 (Enflasyon farkı hariç) ​Vergi ve H...

Siyasetin "Arka Bahçesi" Olmak: Türkiye’de Memur Sendikacılığı

Resim
Batı demokrasilerinde sendikalar, emeğin sermayeye karşı " çelikten yumruğu" dur. Temel motivasyonları basittir:  Sınıf bilinci ve hak arama. Ancak Türkiye'de işler biraz (hatta bayağı) farklı yürüyor. Türkiye’de kamu sendikacılığı, çalışanın hakkını devlete karşı savunan bir mekanizma olmaktan çıkıp; siyasi partilerin bürokrasi üzerindeki izdüşümü, oy deposu ve kadrolaşma aracı haline gelmiş durumda. Mevcut durum analiz edildiğinde; memurun cebindeki yangının sönmemesinin asıl sebebi  "İdeolojik Sendikacılık" çıkmazı ve bunun Liyakat üzerindeki yıkıcı etkileridir diye bir tespit yapsak, yanlış olmayacağı kanaatindeyim. Şimdi bu durum tespitini biraz irdeleyelim: 1. "Sınıf" Değil, "Kimlik" Mücadelesi Türkiye’de bir memurun hangi sendikaya üye olacağına genellikle ay sonundaki maaş bordrosu değil, siyasi görüşü ve yaşam tarzı karar veriyor. Sendikalar, siyasi yelpazenin "konsolide" olmuş halleri gibi:  * 🟦 Memur-Sen : Muhafazakâr/Sa...

Kaşıkla Verip Kepçeyle Almak: Memur Zammı Bir "İllüzyon" mu?

Resim
  Her altı ayda bir, Türkiye’de milyonlarca kamu çalışanının ve emeklinin gözü kulağı Ankara’dan gelecek o "müjdeli" habere kilitleniyor. Yüzdeler havada uçuşuyor, enflasyon farkları hesaplanıyor, refah payı tartışmaları manşetleri süslüyor. Ancak perde kapandığında ve o zamlı maaş cebe girdiğinde, acı gerçekle yüzleşmek sadece birkaç gün sürüyor: Biz aslında zam almıyoruz, sadece kaybettiğimiz alım gücünün (eksik) bir telafisini yaşıyoruz. Memur zammı meselesi, artık bir "gelir artışı" hikayesi olmaktan çıkıp, orta direğin yoksulluk sınırına tutunma mücadelesine dönüşmüştür. Peki, bu sistem nerede tıkanıyor? 1. TÜİK’in Marketi vs. Sokağın Gerçeği Maaş zamlarının temel belirleyicisi olan TÜİK verileri, maalesef sokağın, pazarın ve market rafının gerçekliğinden giderek kopuyor.  * Resmi enflasyon, maaş zammının tavanını belirlerken; piyasadaki gerçek enflasyon (kira, gıda, ulaşım) harcamaların tabanını oluşturuyor.  * Memurun maaşı "kağıt üzerindeki" enflas...