Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sağlıkta Performans Kıskacı: Neden "Tek Kalem Maaş" Bir Tercih Değil, Zorunluluktur?

Resim
  Sağlık hizmeti , doğası gereği bir "hizmet" olmanın ötesinde, insan hayatına dokunan kutsal bir sorumluluktur . Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu kutsal meslek ne yazık ki "performans" adı verilen, niceliği niteliğin önüne koyan bir sistemin pençesinde kıvranıyor. Performans Sistemi Ne Getirdi, Ne Götürdü? Yıllar önce " daha çok çalışan daha çok alsın" vaadiyle hayatımıza giren performans sistemi, bugün sağlık sisteminin en büyük tıkanma noktası haline gelmiştir. ​Adalet Getirmedi: Branşlar, birimler ve görev tanımları arasındaki uçurumu derinleştirdi. Huzur Getirmedi: Sağlık çalışanlarını birer "puan avcısı" haline getirerek ekip ruhunu zedeledi. ​Sürdürülebilirlik Sağlamadı : Kısa vadeli çözümler, uzun vadeli tükenmişlik sendromlarını beraberinde getirdi. Çözümün Tek Yolu: Emekliliğe Yansıyan Tek Kalem Maaş Sağlıkta gerçek bir reformdan söz edeceksek, ilk adım çalışanların ekonomik kaygılarını masadan kaldırmaktır. Bunun için dört temel şa...

Sağlık Çalışanlarının Dikkatine: Rapor Dönemindeki Ek Ödeme Kesintilerini Geri Alabilirsiniz!

Resim
 Sağlık sektöründe görev yapan personellerin en büyük sorunlarından biri, hastalık nedeniyle rapor aldıklarında karşılaştıkları ekonomik kayıplardır. Birçok meslektaşımız, raporlu oldukları günlerde taban ve teşvik ek ödemelerinden yapılan kesintilerin yasal bir zorunluluk olduğunu düşünerek bu durumu kabullenmektedir . Ancak güncel uygulamalar ve hukuki süreçler, bu kesintilerin geriye dönük olarak iade alınabileceğini göstermektedir. ​Kesintiler Neden Yapılıyor? ​Mevcut yönetmeliklere göre, personelin fiilen çalışmadığı günler (sağlık raporu gibi) ek ödeme hesaplamalarında genellikle kesinti sebebi sayılmaktadır. Fakat bu durum, personelin gerçekten hasta olduğu ve bu hastalığın görev yapmasına engel teşkil ettiği durumlarda bir hak mahrumiyetine dönüşebilmektedir. İade Süreci Nasıl İşliyor? Hakem Hastaneye Sevk Talebi: Aldığınız sağlık raporu nedeniyle kesinti yapıldıysa, öncelikle bu raporun geçerliliğinin teyidi için bir hakem hastaneye sevk edilmeyi talep etmelisiniz. Sağlık...

Sağlık Yönetiminde "Mahsup" Kurnazlığı: Alın Terimiz Hesap Oyunlarına Sığmaz!

Resim
Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan son yazı, sağlık emekçilerinin yıllardır süregelen " angarya çalışma" ve " eksik ücret" sorununa bir yenisini daha eklemiştir. Kağıt üzerinde "mevzuat hükmü" gibi sunulan bu düzenleme, aslında hastanelerdeki personel eksikliğinin faturasını yine bizlere, yani gece gündüz demeden şifa dağıtan emekçilere kesmektedir.  1- İzin Değil, Personel İstihdamı İstiyoruz! ​Yazıda, fazla çalışma karşılığında öncelikle " izin kullandırılması" bir lütuf gibi sunulmaktadır. Oysa biz biliyoruz ki; kronik personel eksikliğinin olduğu bir sistemde izin kullanmak, geri kalan arkadaşımızın yükünün iki katına çıkması demektir. SES olarak her zaman savunduğumuz gibi: Çözüm, dinlenme hakkımızı gasp eden "izin" oyunları değil, güvenceli ve yeterli personel istihdamıdır! ​2. "Mahsup" Adı Altında Emeğin Gaspı Belgede belirtilen " mesai saatinden mahsup edilme" ibaresi, sağlık emekçisinin...

İdarecinin Yetkisi Sınırsız Değildir: Kamu Personeline Karşı Hukuki Sorumluluklar

Resim
  Kamu yönetiminde hiyerarşi, düzen ve işleyişin gereğidir. Ancak bu hiyerarşi, amir konumundaki yöneticilere sınırsız ve keyfî bir güç tanımaz . 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi kamu görevlileri arasındaki ilişki, mutlak itaate değil; hukuka bağlı yetki kullanımına dayanır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ortaya koyduğu hukuk devleti anlayışı; idareyi güçlü kılarken aynı zamanda sınırlar. Amirlerin yetkileri, Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi, 10 . maddesindeki eşitlik ilkesi, 17 . maddesindeki kişilik haklarının korunması ve 125 . maddesindeki yargı denetimi hükümleriyle çevrelenmiştir. Bu çerçevede, idarecilerin emri altındaki personele karşı uyması gereken temel hukuki ve idari yükümlülükler bulunmaktadır. Onur, Saygınlık ve Kişilik Hakları Dokunulmazdır Bir amir; personeline karşı aşağılayıcı, küçük düşürücü, alaycı veya onur kırıcı söz ve davranışlarda bulunamaz. Hakaret, ima, toplum önünde rencide etme ya da kişilik haklarını zedeleyici tutumlar, ...