SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAK KAYIPLARI ÜZERİNE

 SAĞLIK ÇALİSANLARIN HAK KAYIPLARI ÜZEŔİNE


Gün gecmiyor ki saglik çalısanlari bir hak kaybina ugramasın. Peki neden bu kadar hak kaybı yaşanıyor? Tesadüf mü? Yada uzun soluklu bir projenin/sağlıkta dönüşümün puzzle paŕcalarından biri mi? Esasında büyük resme/puzlee'nin parçalarına değil, resmin geneline odaklanmak /bakmak gerekir:


Bu bağlamda, bugün yaşananlar, 1980'lerde başlayan,  Sağlığın özeltirilmesi ve taşeronlaştırılmasının   raplarının son halkalarıdır. 



Sagĺık sektörünün özelleştirilmesi, beraberinde sağlık hizmetlerini yerine getiren personelin mali/özlük/sosyal haklarının ellerinden alınması  sürecini de beraberinde getirmustir. Unutmayalım ki kar odaklı özel sektör için çalışanlar ve maaşları    bir maliyet/gider unsurudur.  Bu nedenle çalışma süreleri/maaşları/özlük hakları ellerinden alınıyor. Bu süreç durdurulmaz ise, herhangi bir branşta çalışan  doktor ya da son dönemde   özellikle 30 günlük şua izinleri/çalışma kosulları/fiili hizmetleri ellerinden alınan   röntgen calisanlari vb   sağlık personeli, vasıfsız işçi ücretlerinde çalıştırılmak zorunda kalabilecektir. Ve maalesef istenen de bu ucuz emek gücüdür.


Öyle ki, özellikle son dönemde radyoloji birimlerinde çalışan RÖNTGEN teknikerleri   x-ışinlarina muhatap olmarına/ hayatını riske atmalarına rağmen özlük/mali/sosyal hakları açısından vasıfsız çalışanlarla aralarında  hiçbir fark kalmayacaktır ki,  hatta gerileme olacaktır. Açıkçası  zaten amaçlanan da budur.  Bu durum tüm sağlık çalışanları için aynıdır.


Bu nedenle, büyük resme bakmak gerek, bu  yaşananlar, daha önce saglığin ozellestirilmesi baglaminda  özel hastane sahiplerinin istekleri/talepleri dogrultusunda  planlanmiş bir programın adım adım ilerletilmesidir.


Yakın bir gelecekte , ne devlet hastanesi kalacak ne de 657'ye tabi hastane personeli kalacaktır. Buna doktorlarda dahil, herkes  şehir hastanesi  ve özel hastanelerde açlık sınırında çalısmaya başlıyacaktır. Unutmayalım ki şehir hastanelerinin de    birçoğu zaten başta Hollanda olmak üzere  yabancı sermayenin/şirketlerin eline geçti yani satıldı.Sü an da sağlıkta yaşadığımız bu süreç bu sermeye sahipleri/hastane sahiplerinin  istek ve talepletidir. Bu süreç  durdurulmaz ise, Bu şirketlerin asgari ücretle çalıştırdığı kişiler olacağız.


Bu politikaların  durdurulmasının tek çaresi, özelleştirmeleri savunan politik/siyasî  partilere karşı  secim Zamanı sandıkta cevap vermektir.


Sonuç olarak, büyük resmi görmeden dava yolu/mahkeme yolu/yada bireysel çıkışlar , lokal çözümler ortaya konsa da,  bu süreci durdurmayacaktır.  Bu resim görülmez ise,  bu kazanımlar, tamamen iyiniyet/saflık olacaktır. Unutmayalım ki,  sağlık sektöründe bu yaşananlar   sağlığın özeltirilmesi/taseronlastirilması  stratejisinin/ planının   etap etap uygulanmasından başka birşey değildir.


Bu bir siyasi durus/politik tercih olduğu için ne kanunlar/ne de bireysel çıkışlar etki etmeyecektir. 


Çözüm, öncelikle sağlık çalışanların ideloji/siyaset/din/etnik köken ayrımı olmadan tek bir çatı altında birleşmesidir. Tek SES olmasıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaşıkla Verip Kepçeyle Almak: Memur Zammı Bir "İllüzyon" mu?

Sağlık Çalışanlarının Dikkatine: Rapor Dönemindeki Ek Ödeme Kesintilerini Geri Alabilirsiniz!

BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNDE ( BES) HAVUÇ BİTTİ, SIRADA TES SOPASI MI VAR?